Matematik Korsanları

Please wait while flipbook is loading. For more related info, FAQs and issues please refer to DearFlip WordPress Flipbook Plugin Help documentation.

Matematik Korsanları

Yengeçkıskacı ayağa kalktı, Dorukşelale’yi göremiyordu. “Dorukşelaleeee!” diye bağırırken, Tahtabacak denize atladı. Yengeçkıskacı o zaman ancak görebildi. Dorukşelale denize düşmüştü ve bayılmıştı. Hemen filikayı bıraktı. Tahtabacak, Dorukşelale’yi yakalamıştı. Yengeçkıskacı onlara ulaştı. Artık hepsi kayıktaydı, yorgunluktan gözleri yavaş yavaş kapanırken fırtına dinmeye başlamıştı.

Gözlerini açtıklarında kendilerini hiç bilmedikleri bir yerde buldular. Deniz bir şekilde onları buraya kadar sürüklemişti. Nerede olduklarını bilmiyorlardı. Geriye nasıl döneceklerini de. Ufuk çizgisini gözleriyle taradılar ama Beyaz Melek de görünürlerde yoktu. Yengeçkıskacı, “Bu gerçekten çok kötü ne yapacağız?” diye sordu. Tahtabacak, cebinden pusulasını çıkardı. İçine su kaçmıştı. İbre bir kuzeyi, bir güneyi gösteriyordu, bir türlü sabitlenmiyordu.

Dorukşelale, “Geceyi bekleyelim, yıldızlara göre yönümüzü tayin edebiliriz. En azından kuzeye gitmemiz gerektiğini biliyoruz. Gece olunca da yola çıkarız.” dedi. Tahtabacak, “Önce adayı keşfedelim. Bu güzelliğin tadını çıkaralım. Hem sizin karnınız acıkmadı mı yahu? Ben açlıktan ölüyorum. Belki yiyecek bir şeyler de buluruz.”

Dorukşelale güldü. Yengeçkıskacının dedesi Tahtabacak’ın bu gamsızlığına bayılıyordu. Her zaman, “Her şey hallolur, düzelir, kafanıza takmayın!” derdi. Yengeçkıskacı ise her şeyin önce olumsuz tarafını görürdü. Bu yönden hiç dedesine çekmemişti. Yengeçkıskacı tam dedesine çıkışacakken, Dorukşelale lafa girdi.

“Tahtabacak haklı aslında. Ben de çok acıktım. Biraz adada dolaşalım, belki yiyecek bir şeyler buluruz, belki de bu adada yaşayan, bize yardım edecek birilerine rastlarız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*